HAYATA KISA BİR MOLA…

Mola verdiğim kısa zamanlarda hemen karşımdaki pencereden birbiri ardına geçen bulutları izlemeyi çok severim. Küçükken arkadaşlarımla beyaz bulutların ağır ağır geçişini izler onları değişik şekillere benzetir sonra benzettiğimiz şekilleri neşeyle birbirimize söylerdik. Hepimiz aynı bulutlara bakıp farklı şekiller görürdük. Belki etkilendiğimiz bir olay, belki sevdiğimiz bir şey belki de hayallerimiz bize o bulutları farklı gösterirdi. Ama çok eğlenirdik 🙂

Bugün ise yetişkin bireyler olduk. Ama ben bulutları izlemeyi hiç bırakamadım. Çocukken eğlenceli bir oyun olarak gördüğüm bulut kümeleri artık benim için bir odaklanma ve düşünme aracı oldu. Evet yanlış duymadınız odaklanma ve düşünme aracı…

Bu satırları da içimden geldiği gibi bulutlara bakarak yazıyorum sizlere… Bir yandan bu ilahi mucizevi yaratımlara bakıyor, düşünüyor bir yandan da dilimden kalemime dökülen her şeyi paylaşmanın hazzını yaşıyorum.

O kadar çok şey görüyorum ki şu anda; umut, huzur, gelecek güzel günler, varmak istediğim hedeflerim, ailem, şükürlerim, geçmişteki güzel anılarım… Dileklerimi de söylemeyi unutmuyorum :).. Arada gri bulutlar da geçiyor. Onları da olumsuzlukların, sorunların hayatımdan uzaklaşarak gitmesi olarak yorumluyorum. Farkındalıkla bir sürü duyguyu bir arada yaşayabiliyorum. Muhteşem bir deneyim 🙂

Okumaya devam edin “HAYATA KISA BİR MOLA…”

Beynimizi Besliyor Muyuz?

Merkezi sinir sisteminin en önemli kısmı olan beyin, kafatası kemikleri içinde, ağırlığı ortalama olarak erkeklerde 1.200-1.350 gr, kadınlarda ise 1.000-1.250 gr ağırlığında, yüzeyi ise ortalama olarak 2.000-2.100 cm2 olan bir organımızdır. Vücudumuzun %2-3 oranında bir ağırlığındadır ve milyarlarca hücreye sahiptir. Düşünme, anlama, analiz etme, koklama, işitme, görme ve hissetme gibi vücudumuzun temel işlevlerinin hepsi tanrının bize verdiği bu mucize organ tarafından yönetilmektedir. Kısacası beyin, vücudumuzun yönetim merkezidir.

İnsan beyninin %8-%13 oranında genellikle %10 civarında kullanılabildiği ancak bunun kesin bir oran olmadığı ve bu oranı arttırmanın kişinin elinde olan bir durum olduğu belirtilmektedir.

Okumaya devam edin “Beynimizi Besliyor Muyuz?”

PEYNİRİMİ KİM KAPTI ?

Merhabalar,

İşte Tekrar Birlikteyiz… 🙂

Bu yazımda ise sizlerle, zevkli bir kişisel gelişim kitabı olan “Bir Dakikalık Yönetici”nin yazarı “Dr. Spencer Johnson”un yazdığı “Peyniri Kim Kaptı?” adlı dikkat çekici bir kitabın temalarını paylaşacağım…

Yazının başlığını okuduğunuzda ilginç geldiğine ve içeriğinde neyi anlattığını merak ettiğinize eminim. Çünkü kitabı gördüğümde ben de aynı şeyleri hissetmiştim.

Okumaya devam edin “PEYNİRİMİ KİM KAPTI ?”

HAYATA DOKUNAN SICACIK BİR HİKAYE…

Herkese Kocaman Bir Merhaba 🙂

Bu haftaki yazımda sizlere hayata dokunan sıcacık bir hikayeden bahsetmek istiyorum. İK biriminde görev yaptığım dönemlerde işe alıma da bakan bir pozisyonda yer alıyor ve her pozisyondaki işe alım süreçlerini yürütüyordum. Bu dönemde engelli işe alım süreçleri de programıma dahil olmuştu. Bir referans aracılığıyla az derecede zihinsel engeli olan bir bayan personeli yemekhane görevlisi olarak işe alacaktım.

İşe alımcıların da bildiği üzere, engellilerle görüşme normal iş görüşmelerinden farklıdır. Bu özel durumu olan kişilere çok özel yaklaşmanız gerekir. Yüksek derecede empati kurmak, hayat hikayelerini dinlemek ve sabır göstermek önemlidir. Size kendilerini yakın hissettiklerinde bazı ip uçlarına ulaşabilirsiniz.

Okumaya devam edin “HAYATA DOKUNAN SICACIK BİR HİKAYE…”

DAHA İYİ ÖĞRENMENİN BİR YOLU

“BİLMEDİĞİM ŞEYLER DEFTERİ”… RİCHARD FEYNMAN

Cumartesi günü ofiste pek işim olmaz. Organizasyonu gözden geçirir, haftanın değerlendirmesini yapar, eksik kalan işlerim varsa onları toparlar ve önümüzdeki haftanın ajandasını oluştururum. Sonrasında kalan zamanımı okumaya ve araştırmaya ayırırım. Ben bu zamanıma “üretken anlarım” diyorum :)… Beni tanıyanlar bilirler öğrenmeye, okumaya ve araştırmaya doymayan yapım gereği sürekli öğrenme mottom vardır. Bir nevi yaşam enerjisi kaynaklarımdan biri bu mottom benim için..

Bu hafta da takip ettiğim ve tavsiye edilen sitelere bakarken karşıma, Nobel Ödüllü Fizikçi ve yaşam boyu öğrenme konusundaki ünüyle de bilinen, bir deha olarak kabul edilen Richard Feyman’ın “Bilmediğim Şeyler Defteri” çıktı. Günlük ve şükür defteri tutan biri olarak defter tutmanın, o deftere içinden gelenleri olduğu gibi yazmanın, zaman zaman motive olmak için o defteri açıp okumanın ne büyük bir mutluluk olduğunu bilenlerdenim 🙂 Konu defter ve bilinmeyen olunca merakım iyice arttı. Başladım birkaç kaynaktan okumaya ve bakın neler öğrendim ? Ve dedim ki “madem bu tekniğin amacı daha iyi öğrenmenin yolunu bulmak o zaman herkesle paylaşmalıyım”. Hep birlikte daha fazla şey öğrenmenin pratik yollarını keşfedelim diye düşündüm. Umarım sizler de benim gibi keyifle okur ve söz konusu tekniklerle hayatınızın her alanına katabileceğiniz yeni bir bakış açısı edinirsiniz.

O zaman başlayalım 🙂

Feynman henüz dünyaca ünlü bir fizikçi değilken, Princeton Üniversitesi’ndeki yıllarında sözlü sınavlara hazırlanmak için özel bir yöntem geliştirmişti. Temiz ve boş bir defter açar, kapağına “Bilmediğim Şeyler Defteri” yazardı. Feynman bu defteri yeni öğrenmeye başladığı bir konuya adardı. Amacı, bir konuyu yeni öğrenmeye başladığı zorluğu hafifletmek için somut ipuçları sağlamak ve öğrenmeyi kolaylaştırmaktı.

Feynman aynı zamanda iyi bir öğretmen ve iyi bir anlatıcıydı. İnanılmaz konuların bile özünü alarak konuları herkesin anlayacağı basit bir dille ifade ederdi.

Ünlü dahinin biyografisini yazan James Gleick bu defterle ilgili görüşlerini şöyle ifade etmekteydi:

“İlk başta boş olan defter sayfaları, özenle alınmış notlarla dolmaya başladıkça bilginiz de artmaya başlar. Daha fazla sayfa doldurma isteği, öğrenme motivasyonunuzu da yüksek tutar. Bir konuda giderek artan bilginizi somut bir şekle dönüştürürseniz, öğrenmeye devam etmek için ihtiyaç duyduğunuz zihinsel enerjiye yatırım yapmaya daha meyilli olursunuz”.

Bu teknik sadece yeni bir bilgiyi öğrenmek için değil aynı zamanda zaten bildiğiniz bir konuyu daha derinlemesine anlamak, bir fikri hatırlamak ya da sınava çalışmak için de uygulanabilir bir yöntemdi.

Söz konusu tekniğin aşamları ise aşağıdaki basamakları içermekteydi.

1. Öğrenmek istediğiniz konuyu belirleyin ve o konu üzerine çalışmaya başlayın.

Konu hakkında bildiğiniz her şeyi bir sayfaya yazın ve ikinci bir sayfa açıp öğrendiğiniz her yeni şeyi tek tek bu sayfaya ekleyin.

2. Konuyu hiç bilmeyen birine anlatır gibi anlatın.

Üzerinde çalıştığınız konuyu bir sınıfta ders verir gibi anlatmayı deneyin. Bunu yaparken olabildiğince basit ifadeler kullanın. Sadeleştirme konuyu sizin için de anlaşılması kolay hale getirecektir.

3. Takıldığınız noktada kaynaklara geri dönün.

Konuyu anlatırken basitleştiremediğiniz, ilişki kuramadığınız noktalar olursa kaynaklara dönüp o kısmı tekrar çalışın. Böylelikle nerede eksiğiniz olduğunu da farketmiş ve telafi etmiş olursunuz.

4. Basitleştirin ve örneklendirin.

Konuya hakim olduğunuzu hissedene kadar bu süreci tekrarlayın. Yalın bir dil, kendi cümleleriniz ve kendi tecrübelerinizden örneklerle süslenmiş bir anlatım konuyu öğrenmenizi ve detayları anımsamanızı kolaylaştıracaktır.

Birkaç siteden edindiğim bu bilgiler karşısında okuduklarım faydalı oldu benim için. Kesinlikle bundan sonraki çalışmalarımda bu tekniğin pratiklerini uygulamaya çalışacağım. Belki bunları pratik ederken kendimce başka etkili yollarda bulabilirim.

Siz bu tekniğe neler eklemek istersiniz ?

Öğrenmeye dayalı, paylaşımlarla dolu ve bol okumalı keyifli bir hafta sonu dilerim.

Nurten Kılıçparlar

”Bir Kaşık Mutluluk”

Bu masalı ilk dinlediğimde 2020 Mart ayı yani zor bir dönemden geçtiğimiz günlerdi. Herkes gibi motivasyonum düşmüş ve endişe içerisindeydim. Neler oluyor ? Neler olacak ? Şimdi ne yapacağız ? gibi sorularla bunalmıştım ve kendimi iyi hissetmiyordum. Ne yazabiliyor, ne okuyabiliyor, ne de sağlıklı düşünebiliyordum. Üstelik bu dönemde firmam adına ekibimle birlikte zor bir krizi de yönetmek durumundaydım. Tabiri caizse 16 kişilik ekibimiz dev bir kadro oldu. Krizi aştık ama hepimiz birer yorgun savaşçı olduk. Dinlenmeye, psikolojik olarak rahatlamaya ve odağımı değiştirmeye ihtiyacım vardı. Bu arayışla beraber masallarla tanıştım. İlk masalım “Bir Kaşık Mutluluk” oldu. Sevgili Liberman’ın o güzel aksanı ve yorumuyla ilk dinlediğim bu masal, iç dünyamda öyle güzel duygular uyandırdı ki diğer masallarını da keyifle dinlemeye başladım.

“Bir Kaşık Mutluluk”, zor zamanlarda karar vermeyi, iç sesini dinlemeyi, paylaşmayı, dostluğu, arkadaşlığı ve güzel vakit geçirmenin önemini keyifle ve farkındalıkla anlamamı sağlayan bir nevi terapi seansı oldu benim için.

Zor dönemlerden geçtiğim zamanlarda artık zihnimde masallar, ruhumda masalların yarattığı duygusal büyü kısaca elimde bütünsel farkındalık anlarım var…

Bence Sevgili Judith Masalların Sultanı 🙂

Keyifle dinlemeniz dileğiyle…

Güzel, mutlu ve farkındalıklarla dolu masalsı bir hafta olmasını dilerim…

Sevgiler 🙂

Nurten Kılıçparlar

CORONAVİRÜS ZAMANINDA İDARİ İŞLER

Coronavirüs zamanı çok sayıda işletme faaliyetine ara verirken küçük bir kısım çalışmaya devam etti. Biz de çalışan o küçük kısım içerisinde faaliyetlerimizi sürdürdük. İdari İşler Birimi olarak bu süreci iyi yönetebilmenin çabası içerisinde o kadar yoğun ve stresli zamanlar geçirdik ki henüz bunu atlatamadan normalleşme süreci başladı. Anlayacağınız aynı hızla çalışmaya devam 🙂

Ara vermeden işlerimiz devam ederken personelin sağlığını korumak, firmada hijyen tedbirleri almaktan farklı uygulamalarla bu olumsuz süreci atlatmaya kadar pek çok iş birimimizin görevi oldu. Bir eylem planı doğrultusunda hızlı ve sistemli bir şekilde yol almaya çalıştık. Zorlu sınavlar atlattık. Çok şükür sınavları hep beraber geçtik. En azından şimdilik öyle gözüküyor… Gayret, çaba, güven ve takım çalışması bizim bu yoldaki yardımcılarımız oldu. Halen de yoğun bir şekilde tedbirleri elden bırakmadan süreç odaklı çalışma gayreti içerisindeyiz.

Söz konusu süreç herkes gibi bizim işlerimizi de etkiledi. Ekstra maliyetlere neden oldu. Bu zorlu süreçte birim olarak adete firmanın sağlık kalkanı olduk. Çalışma koşullarımızı elimizden geldiğince ekibimizin hijyen ve güven içerisinde çalışacağı şekilde iyileştirdik. Personelin çalışmaya odaklanmasını sağlayacak dikkati ve motivasyonu aldığımız önlemlerle ve güvenle sağlamaya çalıştık. Hiçbir öneriyi geri çevirmeden değerlendirmeye aldık.

Süreci plan doğrultusunda yönetirken çok sayıda önlemi de hızlıca devreye aldık. Sosyal mesafe ve maske ana kurallarımız oldu. Bunlarla birlikte Sağlık Bakanlığı, TSE ve ISO gibi kurumların yayımladığı her türlü yanını ve Bilim Kurulunun önerilerini takip ettik. Farklı sektörlerdeki firmalarda yapılan uygulamaları araştırdık firmamız bünyesine adapte etmeye çalıştık. İlk vakanın açıklandığı günden itibaren aşağıdaki tedbirleri uygulamaya başladık.

Aldığımız önlemlerden başlıcaları aşağıdaki gibidir;

  • Pandemi kurulu kurmak
  • Firmanın değişik yerlerine bilgilendirici notlar asmak
  • İş yeri hekimi ve isg uzmanının görüşleri doğrultusunda hareket etmek
  • Ortak kullanım alanlarını sık sık ilaçlatmak
  • Ateş ölçerek personeli içeri almak
  • Firmanın değişik yerlerine el dezenfektanı koymak
  • Yemekhanede mesafeli oturma ve saat düzeninde yemek hizmeti sunmak
  • Ofis içinde maskesiz çalışmaya izin vermemek
  • Temizlik personeli için maske, eldiven ve malzeme kullanımını arttırmak ve teşvik etmek
  • Kronik rahatsızlığı olan, engelli olan ve 65 yaş üstü olan personellerimize idari izin vermek
  • Çay kahve saatlerinde düzenleme yapmak
  • Bardak su kullanımına geçmek
  • Toplantıları online gerçekleştirmek
  • Tedarikçileri ve kargo firmalarını tek bir yerde toplamak
  • Kargoları hijyen ederek almak
  • Kim olursa olsun maskesiz firmaya girişe izin vermemek
  • Klima bakımlarını yaptırmak
  • Kapı kolları, wc ve masa gibi yerlerdeki hijyen önlemlerini üst seviyeye çıkarmak
  • Asansörleri kapatmak
  • Rahatsızlık belirtisi gösterdiğini düşündüğümüz kişilere 14 gün karantina süresi vermek
  • Bir kısım çalışanımızı dönüşümlü çalışmaya geçirmek

Bu uygulamaların bir kısmı halen devam ederken bir kısmını tedbirleri elden bırakmadan normalleşme süreci kapsamına aldık.

Pandemi süreci duygusal ve fiziksel açılardan zorlu dönemler yaşamamıza neden olsa da sanırım sürecin zor kısmını çalışarak ve birbirimizden aldığımız destekle daha hızlı atlattık.

Hayat devam ediyor. Virüsle yaşamayı, hijyen ve mesafe kurallarını uygulamayı unutmadan hayata ve çalışmaya devam.

Sağlıklı ve başarılı günler dileğiyle….

Sevgiler 🙂

Koronavirüs Salgının Türkiye’de Çalışma Hayatı Üzerine Etkileri Anketi Açıklandı

KAYNAK: İK MAGAZİN

Tüm dünyayı etkisi altına alan koronavirüs salgınıyla ilgili Türkiye’deki firmaların aldığı önlemleri incelendi.Mercer Türkiye tarafından gerçekleştirilen araştırma  ‘COVID-19 Salgınının Türkiye’de Çalışma Hayatı Üzerine Etkileri Anketi’ sonuçlarına göre; firmaların yüzde 99’u virüsü salgını nedeniyle endişeli. Firmaların yüzde 77’si ofis veya üretim tesislerini geçici süreyle kapatırken, yüzde 23’ünün henüz bir kapatma planı yok ve durumu gözlemliyor.

Mart ayında gerçekleştirilen araştırmaya göre; firmaların yüzde 45,4’ünün salgın hastalık durumu için daha önceden hazırlanmış iş sürekliliği planı yok. Firmaların yüzde 54,6’sı ise önceden bir plana sahip veya planlarını uygulamaya başlamış durumda.

COVID-19 Salgınının Türkiye’de Çalışma Hayatı Üzerine Etkileri Anketi 138’i global ve 61’i yerel olmak üzere 199 firmanın katılımıyla gerçekleşti.

  • Çalışanlarını belli lokasyonlarda ya da ülke genelinde evden çalışma konusunda destekleyen firmaların oranı yüzde 76,4.
  • Üretimleri devam ettiği için, üretim olan tesislerinde çalışmaya devam eden firmaların oranı ise yüzde 6.
  • Firmaların yüzde 77’si ofis veya üretim tesislerini geçici süreyle kapadığını açıklarken, yüzde 23’ünün henüz bir kapatma planı yok ve durumu gözlemliyor.
  • Tesis ya da ofisin kapanması durumunda, firmaların yüzde 98,8’i firmanın teknik altyapısı ve çalışanın rolü evden çalışmaya uygunsa evden çalıştırıyor.
  • Burada istisna olan çalışan grupları ve sektörler ise ağırlıklı olarak hızlı tüketim ürünlerinde (FMCG) sahada çalışanlar ile Medikal Cihaz sektöründe teknik destek ve mühendislik rolleri. Otomotiv sektörünün büyük bir bölümü ise Mart ayı ortalarından itibaren üretimlerini durdurdu.

İşverenlerin Çalışanlarına Uyguladığı Önlemler Neler Oldu?

  • Firmaların yüzde 94,5’u COVID-19 vakalarının görüldüğü bölgelere yapılacak zorunlu olmayan seyahatleri iptal etti.
  • Yüzde 93,5’u çalışanlarıyla düzenli iletişim sağladı ve onları bilgilendirdi.
  • Yüzde 87,9’u iş yerinde el dezenfektanı dağıtırken, yüzde 85,9’u evden çalışma esnekliği sağladı.
  • Yüzde 84,4’ü salgından etkilenen bölgelere seyahat etmiş çalışanların evde karantinada kalmalarını talep ederken, yüzde 55,3’ü çalışanlarına maske dağıttı.
  • Düzenli ateş ölçümü gerçekleştiren firmaların oranı yüzde 42,4 iken, yüzde 39,7 ise çalışanları bilgilendirmek adına kurum içi ağ sayfası oluşturdu.
  • Özel esnek çalışma saatleri uygulamasına geçen firmaların oranı ise, yüzde 26,6.
  • Firmaların aldığı diğer önlemler arasında; çalışanlar için düzenlenmiş vardiyalı çalışma saatleri uygulama, çalışanlar için destek planlarını teşvik etmek, evde bakım sorumluluğu olan bireylere yardım amaçlı destek/yan haklar sağlamak dikkat çekiyor. Dijital sağlık gibi seçenekler ile çalışanların salgın harici hastanelerde bulunmalarını önlemek, çalışanların durumunu için firma içinde anketler hazırlamak ve geri bildirim toplamak, çalışmanın askıya alınması için çalışanlara ücretsiz izin önermek, alternatif eczanelerin yer aldığı bilgilendirme mailleri iletmek ve hastanede yatanlar için nakit ödenekler sağlamak da alınan diğer önlemler olarak gözlemleniyor.

Koronavirüse karşı alınan farklı aksiyonlar

  • Hızlı Tüketim Ürünleri (FMCG) sektöründe mart ayı itibariyle ilk çeyrek hedeflerinin yüzde 100 gerçekleşmiş kabul edilmesinin yanı sıra Mart ayı maaşlarının yarısının erken yatırılması
  • Hızlı Tüketim Ürünleri sektöründe çalışanların adreslerine hijyen ürünlerinden oluşan paketlerin gönderilmesi
  • Yemekhanesi olan ve uzaktan çalışma uygulamasına geçen şirketlerde yemek ücretlerinin, evden çalışma süreleri boyunca ay sonu maaşlarına yansıtılması
  • Saha çalışan roller için market hediye çeki uygulaması
  • Uzaktan çalışan roller için (fatura edilmesi halinde) mobil internet aşım ücretlerinin karşılanması,
  • Çevrimiçi uygulamalar üzerinden etkileşimi attırarak, doğum günü kutlamalarına devam edilmesi, mesai saatleri öncesine isteyenler için spor/yoga saati eklenmesi, çocuk sahibi çalışanlar için akşamları masal saati uygulamasına başlanması, çevrimiçi psikolojik danışmanlık desteğinin sağlanması, Üst yönetim seviyesinde haftalık motivasyon toplantılarının yapılması.

 

 

KİTAP ÖNERİSİ: “İŞ’TE FARKI SEN YARAT”

 

0001806558001-1

 

Bu aralar gerçekten herkesin ruhsal durumu  çok kötü. Herkes telaş, endişe ve korku içinde. Corona virüs tüm Dünya gündemine oturdu. Peşinden de”Sosyal İzolasyon”. Gereken uyarıları dikkate aldığımız ve uyguladığımız sürece bugünler de gelip geçecek İnşAllah… EVDE KALMAYA devam…

Hazır büyük bir kısım evdeyken,  iş yerleri, üniversiteler vb kurumlar da tatildeyken güzel bir kitap paylaşımı yapmak istedim. Bu paylaşım, çalışma ortamlarımıza döndüğümüzde yeniden başlamanın enerjisi olsun hepimize …  🙂

Severek okuduğum, her satırından keyif aldığım, okurken bilgilerimi tazelediğim hatta yanlışlarımı fark edip düzelttiğim bu eser, Zarafet Akademisi kurucularından Sevgili Gökhan Dumanlı’nın “İş’te Farkı Sen Yarat” adlı kitabı…

Okumaya devam edin “KİTAP ÖNERİSİ: “İŞ’TE FARKI SEN YARAT””

İş Yerlerinde Korona Virüsü ve Tedbirler

2596418_810x458

Bildirilen korona virüs vakalarının sayısı ve buna bağlı ölümler artmaya devam ediyor. Bu tehlikeye karşı sadece resmi kurumlar değil işverenler de aynı şekilde hazırlıklı ve tedbirli olmalıdır.

Bir işverenin bu virüse karşı işyerinde yapabileceği şeyler nelerdir?

İşverenin korona virüs ile ilgili yasal yükümlülüğünün ana alanları şunlardır:

Uzmanlar korona virüsüne yönelik işverenlerin ayrıntılı bir risk analizi ve korunma planı hazırlamalarını öneriyor. Plan ne kadar ayrıntılı olursa, işveren herhangi bir virüs salgını ile başa çıkmak için o kadar iyi hazırlanır. Plan, bir salgını önlemek için hazırlıklar, salgın sırasında neler olacağını ve salgından sonra atılacak adımları ele almalıdır. Planda hem işyerinde sağlık ve güvenlik sorunları hem de iş sürekliliği konuları ele alınmalıdır.

Plan, halihazırda geliştirilmiş olan daha geniş bir planın parçası olabilir veya geliştirilebilir.Okumaya devam edin “İş Yerlerinde Korona Virüsü ve Tedbirler”

İÇSEL MOTİVASYON

Son zamanlarda dünya üzerinde yaşananlar gerçekten pek iç açıcı değil.  Bu gelişmelere bağlı olarak çoğumuz içsel anlamda çelişkiler ve duygusal denge kayıpları yaşıyoruz. Sabah uyandığımızda ya TV’yi açıyor ya da İnternet üzerinden hemen haberlere bakıyoruz. Dünya hali deyip geçenlerimiz de var. Ancak herkes çelişki ve endişe içerisinde. Bu gelişmeler devam ederken bir yandan da yaşamak, üretmek ve hayatımıza kaldığımız yerden devam etmek zorundayız.

Gelmiş geçmiş olan ve yaşanan her şey için çok geçmiş olsun… Rabbimiz daha kötülerinden esirgesin İnşAllah…

Her yeni bir günde değişikliklere şahit olduğumuz Dünyamız’da, değişimin getirdiği olumlu ya da olumsuz etkilerle hayatımızın her alanında motivasyona daha çok ihtiyaç duyar olduk. Eskiden kısıtlı kaynaklarla daha iyiyi yapabilme çabasıyla motive olurken şimdi bolluk içinde motivasyon kıtlığı çekiyoruz adeta… Hem daha zor motive olur olduk hem de motive olduğumuz kaynaklar ciddi anlamda değişti. Bu durum her yaştan ve her kesimden insan için aynı etkiyi göstermeye başladı maalesef. Ben bu durumu insanlığın değişimi yönetirken ruhsal bir varlık olduğunu unutmasına bağlıyorum. Kısacası, ruh ile fizik arasında bir denge kaybı yaşandı ve bu durum toparlanamadı. Tüm bunlarla beraber her şeyi dışa bağlar olduk. Kendimizi, iç dünyamızı yani farklılığımızı ikinci plana attık. Bu da dışsal motivasyon kaynaklarına olan bağımlılığımızı ve dolayısıyla mutsuzluğumuzu arttırdı. Oysa ki en büyük ve kalıcı motivasyon kaynağımız içimizde.  Bunu biliyoruz. Onun adı “BEN” yani “iç motivasyon”…

you-hold-the-key-to-your-future

Peki BEN’i nasıl harekete geçireceğiz ? Onu nasıl kalıcı hale getirip ruhumuzdan ve bedenimizden ayırmayacağız ? Bize ne gibi faydalar sağlar ?

Okumaya devam edin “İÇSEL MOTİVASYON”

DUYURU: ÜCRETSİZ ONLİNE DANIŞMANLIK

Merhabalar,

Uzmanlık alanım olan İnsan Kaynakları Süreçleri, İdari İşler ve bu departmana bağlı Satınalma süreçleri, Re Organizasyon, Koçluk alanlarında bir KOBİYE ÜCRETSİZ ONLİNE DANIŞMANLIK HİZMETİ vermek istiyorum.

Başvurunuz için nrtnklcprlr@gmail.com adresine firma faaliyet alanı, danışmanlık alınmak istenen konular ve yetkili kişi iletişim bilgileriyle mail atmanız yeterlidir.

Umarım küçük de olsa bir katkım olur 🙂

Teşekkürlerimle.

Nurten KILIÇPARLAR

%d blogcu bunu beğendi: